Uzun zamandan beri daha kolay uygulanan, daha ucuz ve daha etkili tedaviler için çalışmalar sürmektedir.
Pek çok ülkede kanser araştırmaları ile paralel giden araştırmalar sürdürülmektedir.
Diğer pek çok kanser çeşidine göre, meme kanserinde tedavide oldukça önemli başarılar elde edilmiştir.
Yakın bir gelecekte teknolojik gelişmelerle birlikte daha büyük başarılar elde edileceği konusunda ortak kanı oluşmuş ve tüm araştırma merkezlerinden bu doğrultuda haberler alınmaya başlanmıştır.
MEME KANSERİ ARAŞTIRMALARI
Doğum sonrası 6 ay ve daha uzun süre bebek emziren doğurgan kadınlarda, emzirmeyen doğum yapmamış kadınlara göre risk % 25 azalmaktadır.
Kilo sorunu olmayan ve spor yapan kadınlarda risk azalmaktadır.
Menapoz sonrası hormon replasman tedavisinde kontrol tedaviler riski azaltmaktadır.
Alkol alımının kesilmesi ve sigarayı bırakmak riski azaltmaktadır.
Aktif yaşam, sağlıklı beslenme ve ruhsal streslerden uzak durmak riski azaltmaktadır.
Güçlü ve zengin sosyal ilişkilerde bulunan kişilerde risk azalmaktadır.
MEME KANSERİ RİSKİNİ AZALTMAK MÜMKÜN MÜ?
Bazı kadınlarda doğuştan gelen genetik yapıya ve gen mutasyonlarına sahip olmaları nedeni ile risk diğerlerine göre çok daha yüksektir.
Meme kanserinde riskin yüksek olduğu bilinen genler BRCA1 VE BRCA2 genleridir.
Günümüzde bu genlerin taramaları yapılarak yüksek risk gurupları saptanmakta ve erken tedavi seçenekleri gündeme gelmektedir.
MEME KANSERİ GENLERİ
Meme kanserinde en belirgin risk faktörü kadın olmaktır.
Erkekler de meme kanseri olabilir. Ancak kadınlarda 100 kat daha fazladır.
Bir başka risk faktörü 55 yaş üzerinde olmak ve ailesinde, yakın akrabalarında meme kanseri bulunmasıdır.
Bazı hormon ilaçları kullanmak ve bazı kötü alışkanlıklar ( sigara, alkol gibi) riski artırmaktadır.
Doğum yapmayan kadınlarda doğum yapanlara göre riskin biraz daha yüksek olduğu bilinmektedir.
Benzer şekilde, bebek emzirmiş olanların meme kanseri riski emzirmeyenlere göre daha az olmaktadır.
MEME KANSERİ: BEN YAKALANIR MIYIM?
Meme kanseri nedeni ile ameliyat olan hastaların çoğu dışarıdan takılabilen ve genellikle uygun şekilde üretilmiş sütyenler ile birlikte kullanılan meme protezleri kullanmayı tercih etmektedirler.
Bu protezler hem kolay kullanılmakta, hem hastaya ek yük getirmemekte ve hem de ilave sağlık sorunları yaşatmamaktadır.
MEME PROTEZLERİ
DÜZELTİCİ ESTETİK AMAÇLI
MEME AMELİYATLARI
Meme kanseri nedeni ile radikal ameliyat olan hastaların bir kısmı estetik amaçlı düzeltici ameliyat olmak istemektedirler.
Bu ameliyatların çeşitli teknikleri ve çeşitli yolları bulunmaktadır.
Bu tür ameliyatlar hemen kanser ameliyatından kısa süre sonra olabileceği gibi, aylar ve yıllar sonra da yapılabilir.
Kuşkusuz, kanser tanısı insan yaşamını değiştiren bir durumdur.
Tedaviler tüm hayatınızı etkileyebilir. Günlük hayatınızı sürdürürken, sosyal ilişkilerinizde, işlerinizde sorunlar yaşayabilirsiniz. Üstelik bu durum kendinizi yalnız ve çaresiz hissetmenize neden olabilir.
Bu durumda destek almak için yakın çevreniz, arkadaşlarınız, akrabalarınız, sağlı kuruluşları ve doktorunuz çok önemlidir.
Bu durumlarda tedaviler sırasında ve sonrasında pek çok hasta çevrelerinden destek alarak, bu süreci çok daha kolay ve yıpranmadan atlatabilmektedirler.
Bazen bu tür hastaların bir araya geldiği çeşitli dernekler ve sivil toplum kuruluşları çok etkili olmaktadır.
KANSER TANISI SONRASI HAYAT
HEDEFE YÖNELİK YENİ TEDAVİLER
Özellikler HER2 pozitif olan meme kanserli hastalarda uygulanan özel bir tedavidir ve amaç bu proteinin bulunduğu hücrelerdeki hızlı büyümeyi engellemektir.
Genellikler kemoterapi ile birlikte uygulanırlar.
HORMONOTERAPİ
ER-Pozitif ve PR-Pozitif meme kanseri hastaları için uygulanmaktadır.
Bu kanser çeşitlerinde östrojen ve progesteron hormonları kanserli hücrelerin hızla büyümelerine neden olur. Bu ilaçlar bu etkiye engellemek için verilirler.
Özellikler kanserin tekrar oluşmasını engellemede etkili olurlar.
Bazı durumlarda, özellikler kanser riski yüksek olan kadınlarda da, koruyucu amaçlı kullanılabilmektedir.
KEMOTERAPİ
Kanser hücrelerini ortadan kaldırmak amacıyla ilaçla yapılan tedavidir.
Genellikler damar yolu ile uygulanırlar. Ancak, günümüzde ağızdan alınan tedaviler geliştirilmiştir.
Çoğunlukla ameliyattan sonra kanserli hücreleri ortadan kaldırmak için kullanılırken, bazen ameliyat öncesinde büyük tümörleri küçültmek için de uygulandığı olur.
Saç dökülmesi, bulantı, kusma, iştahsızlık, kilo kaybı, kolay yorulma ve infeksiyon riski gibi çoğunlukla tedavi bittikten sonra kaybolan yan etkiler ortaya çıkmaktadır.
RADYOTERAPİ
Bu tedavi yönteminde yüksek enerjili radyoaktif ışınlarla kanser hücreleri yok edilmeye çalışılmaktadır.
Ameliyatlardan sonra kalan olası kanserli hücrelerin yok edilmesi amacıyla kullanılmaktadır.
Kanserin evresine göre Kemoterapi ile birlikte uygulanması söz konusu olmaktadır.
Radyoterapiye bağlı olarak ışın uygulama bölgesinde, çoğunlukla geri dönüşü olan yüzeyel yanık, ödem, şişlik ve renk değişimi gibi yan etkiler ortaya çıkabilmektedir.
MEME KANSERİ CERRAHİSİ
Uzun yıllardan beri çok çeşitli ameliyatlar uygulanmaktadır.
Meme koruyucu ameliyat denen Lumpektomi - Segmentektomi ameliyatı gibi dar kapsamlı ameliyatlar olduğu gibi, tüm meme dokusu ve altındaki dokuları da içine alan geniş boyutlu Mastektomi ameliyatları yapılmaktadır.
Her ameliyat tekniğinde gerekirse koltuk altındaki lenf bezleri de temizlenmektedir.
Her ameliyat tekniğinin kendine göre artıları ve eksileri bulunmaktadır.
Ameliyat kararı konusunda doğru ve objektif karar vermek için ayrıntılı evreleme yapılmış olması gerektiği akıldan çıkarılmamalıdır.
HAYATTA KALMA ORANLARI
(SAĞ KALIM SÜRESİ)
Meme kanserinde başarı ve onu yenme olasılığınız, ne kadar erken tanı konduğu ile ilişkilidir.
Araştırmalara göre Evre-I meme kanserinde 5 yıllık sağ kalım oranı % 100 olarak saptanmaktadır.
Kanser ne kadar ileri evre olursa sağ kalım süresi o kadar kısa olmaktadır.
Örneğin Evre-IV hastalarda 5 yıllık sağ kalım oranı %22 civarındadır.
Zamanla daha etkin tedavilerin bulunması ile bu oranlar giderek artacaktır.
MEME KANSERİ EVRELERİ
Meme kanseri tanısı konan hastalarda tümörün boyutları ve ne kadar yayılmış olduğunun araştırılması gerekir. Bu işleme EVRELEME denmektedir.
Evreleme işlemi sırasında kanserin sadece memede olup olmadığını, yakınlardaki ( koluk altı gibi ) lenf bezlerinde yayılım olup olmadığı ve akciğer, karaciğer gibi organlara yayılım yapıp yapmadığını tanımlamak için 0-IV evreleme skalası kullanılır.
Meme kanserinde evrelemenin önemi tedaviye karar verirken kendini göstermektedir. Evreleme sayesinde ne tür tedavilere ne kadar süre ile devam edileceğine karar verilmektedir.
HER2-POZİTİF MEME KANSERİ
Hastaların yaklaşık %20’sinde meme kanseri hücrelerinde HER2/neu adı verilen proteinden fazla miktarda bulunur.
Bu tip kanserler HER2 olarak bilinir ve diğer meme kanseri çeşitlerinden daha hızlı yayılma eğilimi gösterirler.
Bu kanser türü için özel tedavi seçenekleri olduğu için ameliyat ile alınan kitlede kanser çıkmış ise tümörün HER2 pozitif olup olmadığının araştırılması gerekir.
Hormon Duyarlı Meme Kanseri
Bazı meme kanseri türleri, östrojen veya progesteron hormonu etkileşimi ile büyürler.
Patolojik inceleme bu hormonların reseptörlerini araştırır. Bu reseptörler hormonların hücrelerde büyümeye neden olan proteinleridir.
Biyopsi, bir tümörün östrojen (ER- pozitif) ve progesteron resptörlerine (PR-pozitif) sahip olup olmadığını gösterebilir.
3 meme kanserinden yaklaşık 2'sinde hormon duyarlılığı vardır. Hormonlara karşı kanser büyümesine engel olan çeşitli ilaçlar vardır.
Meme Biyopsisi
Memedeki bir kitleye tanı koymanın en kesin ve en doğru yolu biyopsi yapmaktır.
Biyopsi, laboratuarda incelenmek üzere dokudan örnek alınması demektir.
Biyopsi işlemi bir iğne ile yapılabileceği gibi, bunun için geliştirilmiş özel aletler ile ve hatta lokal uyuşturma ile parçanın tamamı ya da bir kısmının cerrahi olarak alınması şeklinde de olabilir.
Alınan parçanın patolojik olarak incelenmesi sonucunda kanser olup olmadığı ortaya konur.
Eğer kanser ise ne çeşit bir kanser olduğu saptanarak ona özgü tedavinin planlanmasını sağlar.
Bir Kitle Saptarsan Ne Yapmalısın?
Öncelikle panik yapmamalıyız. Memelerde saptanan kitlelerin % 80’i kanser değildir.
Genellikler adet dönemleri ile ilişkili ve hormonların etkisi ile oluşan zararsız kistler ve doku değişiklikleri oldukları saptanır.
Her şart altında her hangi bir kuşkunuz olduğu durumda en kısa zamanda doktorunuza müracaat etmelisiniz.
Asla unutmayın, erken teşhis hayat kurtarır.
Kendi Kendine Muayene
Uzun yıllar boyunca doktorlar hastalarına kendi kendilerine ayda bir kez meme muayenesi yapmalarını önerdiler.
Ancak yapılan araştırmalar, bu uygulamanın diğer tanı yöntemlerine göre kanser tesbit etmede çok küçük bir rol aldığını gösterdi.
Günümüzün düşüncesine göre, düzenli aralıklarla kendi kendinize meme muayenesi ile tanı koymaktan çok, herhangi bir değişiklik olup olmadığını kontrol etmek olmalıdır.
Bu sayede amaç bir değişiklik farkettiğinizde doktorunuza müracaat etmenizi sağlamaktır.
Bununla birlikte kendi kendinize muayene tekniği ile ilgili doktorunuza danışmanızın da yararı olduğu düşünülmektedir.
Ultrasonografi ve MR Görüntüleme
Doktorunuz tarafından meme muayenesinden sonra meme dokusunu görüntüleme tekniklerinden biri olan Ultrasonografi istenebilir.
Meme dokusu içinde bulunan iyi huylu ve kötü huylu olma ihtimali olan kitlelerin saptanmasında oldukça yararlı ve duyarlı bir yöntemdir.
Meme kanseri riski yüksek ise rutin teslerin bir parçası olarak mamografi ile birlikte MR Görüntüleme tekniği de kullanılabilir.
Mamografi
Meme kanseri ne kadar erken teşhis edilirse tedavisi o kadar kolay olur.
Memenin ilaçla çekilen röntgen filmi olan mamografi meme tümörlerini hissedebilecek kadar büyümeden saptayabilir.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ve ülkemizde ortalama risk seviyesinde olan, 45 yaşını geçen kadınların yıllık mamografi çektirmeleri önerilmektedir.
50 yaşına kadar tüm kadınların en az bir kez doktora meme muayenesi yaptırmaları gerekmektedir.
50 yaşından 75 yaşına kadar risk gurubundaki tüm kadınlarda 2 yılda bir mamografi taraması yapılmalıdır.
75 yaşından sonra ise mutlaka doktora danışılarak davranmak ve takip edilmek gerekir.
İltihaplı Meme Kanseri
Bu nadir ve hızla büyüyen meme kanseri çeşiti nadiren kitle oluşturur. Bunun yerine meme cildinde kalınlaşma, kızarma ve portakal kabuğu görünümü şeklinde iltihap belirtileri oluşturur.
Ayrıca meme üzerinde ısı artışı, hassasiyet, ağrı ve döküntü şeklinde kızarıklık da olabilir.
Meme Kanseri Belirtileri
Meme kanseri genellikler sizin saptayabileceğiniz şekilde belirti vermez. Ancak, doktora gitmenize neden olacak bir şeyler farkedebilirsiniz. Aşağıdaki konularda dikkatli olmalısınız:
Memenizde ağrısız bir şişlik farkedince.
Memenin şeklinde ve boyutlarında değişiklik olunca.
Koltuk altında şişlik olunca.
Meme başında değişiklik olursa veya akıntı olursa.
Memenizde ağrı hissedince ( sıklıkla kanser belirtisi olmayabilir ).
Günümüzde Meme Kanseri
Meme kanseri 20 yıl önceki gibi bir olay değildir.
Daha fazla farkındalık, erken teşhis ve tedavideki ilerlemeler sayesinde hayatta kalma oranları yükselmiştir.
Her yıl meme kanseri teşhisi konan yaklaşık 2 milyon civarında kadın ve az sayıda da olsa erkek için umut vadeden durumda olduğumuzu düşünmek için bir çok neden bulunmaktadır.